Her Şey Seni Tanımakla Başladı
Osman Öztekin

Her Şey Seni Tanımakla Başladı

Bu içerik 684 kez okundu.

 

Tan kızıllığına…

Her şey sendeki kızıllığa ve gülüşüne saklanmış yaşama olan hayranlığımla başladı. Her şeyin sebebi sen oldun, bana insanlığın gereğini sevmeyi, yaşamın güzelliklerinin olduğunu gösterdin. Yalanın bin bir türlü halinin olunacağını da gösterdin. Ayrılıkların nedenlerini, niçinlerini sebebini birer birer yazdırdın kalın sayfalara. Sevgi, aşk sözcüklerinin sıradanlığını, bu kavramların gerçeğinin hiçbir zaman olmayacağını gösterdin. Uzun uğraşlarda sana kâğıtta yazılmış şiirlerin anlamsızlığını kimsesizliğini gösterdin.

Sen baharım, yazımdın, son baharda yaprağına sarılıp düşmesini istemeyen ağacımdın. Sen kışları ben hep baharları düşündüm ve sen hep soğuktun ben baharın güneşi gibi sıcak. Bir arada sonsuzluğun bir diğer adını haykırıyorduk. Uzun ve bulutlu gecelerde havanın dağılmasını bekliyordun parlayan yıldız yüzünle, karanlığı aydınlatacaktın gün yüzlü cemalinle, her karanlığın aydınlığıydın ve aydınlanacaktın karanlılarımı. Sancılı bir sevinci yeni toplamışken daha, kapkara hüzünler yerleşti içime. Oysa hesapsızca başlamıştım seni sevmeye ve içimdekileri sana dökmeye.

Sen gittiğinde…

Geceler kara çarşafıyla kapatır göz kapaklarımın önünü. Gözlerim duymaz olur sesini. Sesin zaten görülmez düşlerimde. Oysa sen yankılanırsın uzaklardan kopup gelen yüzünün izinde. Bir koku hediye kalır sen gittiğinde. Sensizlik kokusu kaplar evleri, sokakları, bu yalnız, bu terk edilmiş, bu ürkek şehrin şu yalnızlık ve sensizlik havasını. Geceye karışırdı yalnızlık.

 Yanımdan geçen her kadının kokusu, sensizliği taşırdı bana. Ağzından çıkan her kelimenin renga rengini özlerim, omuzlarının utangaç duruşunu, soğuk havalarda hoyratça ellerimi tutuşunu. Sen gittiğinde, durur zaman. Güneş, ay, bulutlar öylece durur. Dalgalar durur, rüzgârlar durur, insanlar durur, bendeki sen durmaz. Ben seni özleyemeye devam ederim. Sensiz zamanı bensiz geçiririm. Uykularımda sana koştuğum için sensizken hep seninle uyurum. Geceleri içine düştüğüm karanlıklar sana açılan aydınlıklarla uyanırım.

Sen gittiğinde, her kar yağışında güneş sıcak yüzünü gösterir bembeyaz yeryüzüne ve güneşli havalarda en çok sensizlik üşütür bedenimi. Bir yara açılır içimde, senin her hatırlayışımda. Umutsuz bir yalan taciri belirir o derin yaranın içinde ve kanarım, ruhumu bir karanlık kaplar.

Oysa bir ilkti yaşamın bin bir renginde saklı kalan sevgi, herkesin ihtiyacı olan ama kimsenin sahiplenmediği sevgi…

Sen çoğunluğu olan betimleme ve benzetme, ben bir azınlıktım tarihin ayrılık sayfalarında. Yasaklanmış hüküm giydirilmiş sevda benimkisi, bahçıvana ait olmayan yapma çiçekler gibi. Her şeyi önceden yazılan, çizilen kader misali, yaşa diyorlar. Bana sormadan yazılmış bir hayat, tümceleri şairden çalma sözler, Leyla’sı olmadan uğruna çölleri aş diyorlar. Leyla olmadan Mecnun kim ki…

Sen başka başka severken, ben hep sen sen seviyorum…

Sen gittiğinde, söz de bitiyor. Ve sensizlik, senin kadar ağır geliyor.

Her sonbaharda yaprağından ayrı kalan ağaç, ilkbaharda tekrar yaprak bağlayamayacak mı?

Güneş tekrar doğmayacak olsa da tanın ağrımaSını umutla bekliyor olacağım.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Jandarma ekiplerinden uyuşturucu baskını: 6 gözaltı
Jandarma ekiplerinden uyuşturucu baskını: 6 gözaltı
Otomobil İle Motosiklet Çarpıştı: 1 Ölü, 1  Yaralı
Otomobil İle Motosiklet Çarpıştı: 1 Ölü, 1 Yaralı
pendik escort