Advert
Taşeron Emekçiler Üzerine
Osman Öztekin

Taşeron Emekçiler Üzerine

Bu içerik 593 kez okundu.

 

Her şey ekmek kavgasıyla başladı. Emek neredeydi, nereden kazanılacaktı, kim verecekti.  Günümüz koşullarında deyim yerinde ise ‘’ekmek aslanın ağzında’’. Emek kazanan ile kazandıran görünümlüler arasında ekonomik kazanç olarak dağlar kadar bir fark görünüyor.

Bu ekmek kavgasındaki en büyük etmen, koşulların adaletsiz olmasıdır. Koşulları emekçiler değil sermaye sahiplerinin belirlemesidir. Tabi sermaye sahipleri hiçbir zaman kaşığın yönünü kendi ağızları dışında başka bir yöne yönelmesine fırsat vermezler.

Kamuda kadrosuz çalışan sayısı kadrolu sayısından daha epey geçmiş. Bu sayının fazla olması o kurumun nasıl sağlıklı çalıştığını gösterir mi. İşi yapan taşeron yüksek maaşı alan kadrolu, kir pas içinde çalışan taşeron, kadrolu oranın ‘’ağası’’. Kadrolu işe geç kalınca bir sorun yok ama taşeron geç kaldı mı kıyamet kopuyor. Taşeron işsizlik korkusundan dinlenmeden ter içinde çalışır ama amirine yaranmaz. Çünkü kapı oradadır. Amirin kapısının önünde yüzlerce belki binlerce kişi vardır.

Bende taşeron olarak çalıştım. Çalıştığım dönemde taşeron kadro söylentisi vardı. Amirler kendi eş dostlarını almak için bini beş para etmez sebeplerle sözleşmeme son verdiler. Tabi sonrasında kendi eş dostlarını aldılar.

Taşeron kadro bir taraftan iyi bir taraftan da kötüdür. İyi tarafı gerçek hak sahiplerin kendi haklarının verilmesidir. Kötü tarafı kamu kurumlarında özellikle taşeron kadro söylentisi ortaya çıktığı dönemden bu yana bu taşeronların siyasallaşmasıdır. Bu kadroların büyük bir oranının siyası eş –dost-akrabalarından oluşması. Gerçek hak sahiplerinin onda biri bu hakkından mahrum edilecek.

Bir kuruma bir taşeron alınacaksa güçlü olan siyasi kim ise onun verdiği listeler işe alındı. Becerisine, bilgisine bu işi yapabileceğine bakılmadı. Siyasi güç ne demiş ve istemişse o yapıldı. Kamuya ait tüm kurumlara bakınız orada çalışanlar ne şekilde gelmiş. Gizli saklı değil yani aleni bir şekilde yapılıyor. Şimdi bu insanlar benim ve diğer emekçi insanların hakkını gasp etmiş sayılmıyor mu? Siyasallaşmış bir taşeron kadro ne kadar adaletli olabilir.

İşin bir diğer yönü o kadar üniversiteden mezun olan gençlerimiz var. Gecelerini gündüzüne eklemişler, anneleri babalarıyla uyumamışlardır belki çoğu zaman. Biri sınavını vermek için, diğeri de çocuğu sefil olmasın eğitimini tamamlasın bir işe girsin ekmeğini kazansın diye. Ama ne oldu gece günüz okuyan sokakta işsiz perperişan, okumamış iki sözcüğün yakasını bir araya getirmeyenler torpille ile işe girmiş.

Siyasallaşmış bir ülke, her yerde siyasettin var olduğu ve hükümlerin onların belirlediği ne kadar adaletli ve vicdanlı olabilir. Bir yere biri alındığı zaman ne kadar o kişinin bu işi yapabilir diye bakılıyor. Hz. Ömer’in adalet öğretileriyle yetiştik ve yetiştirildik, onun gibi olamasak ta adaletli olmaya gayret ettik. Kul hakkı yememek için, adil bir yaşam için Haktan yana olduk.  Taşeron kadro için yazılı ve sözlü mülakat yapılacak. Mülakat ve yazılı sınav demek kadronun tüm emekçilere verilmeyeceğini gösteriyor. Hâlbuki iktidar tüm sözleşmeli emekçilere kadro vereceğini söylenmişti bunun gerçekleşmeyeceği kesinleşti. Bu yapılacak olan elemelere tabi ki siyasi müdahale olacak, siyasi müdahalenin olması ve yahut olma ihtimalini yapılacak olan sınavlara gölge düşürecek. Yine bu kadroları hak etmeyecek, işin niteliklerini taşımayacak kişiler yerleştirilecek. Bu sınav ve mülakatlar siyasi kadrolaşmaya yol verecektir.

Hak ihlallerin yaşanılmamasını umut ediyor, Hz. Ömer’in adaletini temenni ediyoruz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kamyonetle çarpışan minibüs devrildi: 2 yaralı
Kamyonetle çarpışan minibüs devrildi: 2 yaralı
Öğrencilerin dondurucu havada kamyonet kasasında tehlikeli yolculuğu (Video)
Öğrencilerin dondurucu havada kamyonet kasasında tehlikeli yolculuğu (Video)